Pırlanta, GIA ve 4C

Pırlanta nedir?

Pırlanta, bilinen en sert maddelerden biridir ve değerli bir taştır. Pırlantanın saf karbon olduğu ilk olarak Fransız kimyacı Lavoisier tarafından keşfedilmiştir. Lavoisier, pırlantayı yakmış ve yanma gazının sadece karbondioksit olduğunu görünce karbon olduğu hükmüne varmıştır.

En belirgin özelliği sertliğidir. Mineralojide kullanılan mohs sertlik göstergesinde en yüksek rakamla (10) gösterilir. Bu, diğer bütün mineralleri çizebilmesi demektir. Sertliğinden dolayı endüstriyel aletlerde kullanılması büyük önem kazanmıştır. Keza dayanıklılığından ve ışığı çok iyi kırmasından dolayı kıymetli bir zîynet eşyâsıdır. Ametalik özellikler gösterir. Ergime noktası 3547°C’dir. Tartılmasında ölçü birimi olarak karat kullanılır (1 karat 200 miligrama eşittir). Karat ingilizce olup arapçası Kırattır.Kırat keçiboynuzu çekirdeğidir, bu çekirdeklerin ağırlıkları birbirinin aynı olması sebebiyle 1 gr’dan küçük ağırlıkların ölçüsünde kullanılmaktaydı. 1 karatın ağırlığı 0,200 gr. olarak kabul edilmiştir. Mükemmel bir elektrik izolatörüdür. Kezâ ısı iletkenliği en yüksek olan maddedir. Bu özelliğinden dolayı zarar görmeden kesilebilir. Orjinal olarak yalnız Kimberlit Bacaları’nda bulunur. Diğer tip pırlanta oluşumları, muhtemelen Kimberlit’ten aşınmayla veya tortuların başkalaşım geçirmelerinden meydana gelmiştir. Kimberlit kayasında bazen pırlanta bulunmayabilir. Bulunma oranı ancak ortalama kırk milyonda birdir. Pırlantanın bazı yer kabuğu hareketleriyle yukarıya çıktığı kabul edilmektedir. Kısmen de bazı bölgelerde nehir kumlarına karışmıştır. En çok bulunduğu yerler olarak, Avustralya, Güney Afrika (Kimberley’de), Güney Amerika, Endonezya ve Hindistan sayılabilir.

Mücevher için kesilmiş pırlanta üç bölümden oluşur. Taç, kemer ve külah.

Kemerin üstünde bulunan bölüme “Taç” denir. Taç bölümünde 33 adet faset bulunur. Taç bölümünde bulunan fasetlerin sayısı fazla olduğu için, bu bölümde daha fazla yansıma ve parlaklık gözlemlenir. Bundan dolayı taç bölümü, pırlantanın geneline göre daha beyaz görünür. “Kemer” bölümü doğal, cilalı ya da fasetli olabilir. Kemer kalınlığı pırlantanın parlaklığını etkiler. Kalın kemerli bir pırlanta daha mat görünür, ince kemerli pırlanta ise mıhlamaya karşı dayanıksızdır. Kemer, pırlantayı sağlam tutan önemli bir bölümdür. Kemer olmasaydı, pırlanta üretimde kullanılamayacaktı. Kemerin altında bulunan bölüme “külah” denir. Külah bölümünde 24 faset bulunur. Külah bölümü pırlantaya giren ışığın dışarı yansımasını sağlar. Külah ne kadar doğru açıyla kesilmiş ise, pırlantaya giren ışık yansıyarak yine taçtan çıkar. Böylece pırlantada optimum parlaklık sağlanmış olur. Kimi zaman külah ucuna da faset atılabilir. Bu faset ile pırlantanın en hassas kısmı olan külah ucunda oluşabilecek hasarlar önlenmiş olur. Dünyanın en sert madeni olsa da, pırlanta belirli yönlerden gelen darbelere karşı dayanıksızdır ve çabucak kırılabilir. Çap, pırlantanın kemerinin bir uçtan diğer uca kadar olan ölçüsüdür. Derinlik, pırlantanın tabladan külah ucuna kadar olan yüksekliğidir

GIA

Amerikan Gemoloji Enstitüsü, 1931 yılında kurulan bağımsız, sivil bir örgüttür. Gemoloji dalında dünyanın önde gelen otoritesi olarak kabul edilmektedir. GIA 1950’lerin başında kesim, berraklık, karat, ve ağırlıktan oluşan 4C’yi bulmuş ve 1953 yılında bugün dünyanın hemen hemen her profesyonel kuyumcusu tarafından tanınan Uluslararası Pırlanta Not Sistemini oluşturulmuştur.

4C

Renk

Pırlantaların çoğu renksiz gibi gözükür. Fakat aralarında mutlaka belli belirsiz ton farkları vardır. Genel olarak bir pırlanta ne kadar renksiz ise o kadar değerlidir. Renksiz pırlanta yok denecek kadar azdır. Ayrıca çok belirgin renge sahip pırlanta da az bulunur. Diğer yandan “Fancy Diamond” (Fantezi Pırlanta) adı verilen pembe, kırmızı, sarı ve mavi gibi belirgin renklerde nadide pırlantalarbulunmaktadır. Pırlantada renk “diamond” kelimesinin baş harfi olan D’den başlayaak Z’ye kadar uzanacak şekilde sınıflandırılmıştır. J rengi ve üzeri pırlantalar, makul ve yeterli beyazlıktadırlar.

Berraklık

Doğada her elmasın yalnızca kendine özgü bir karakteri vardır. Onu özgün kılan, kristalleşme sürecinde içine karışan diğer minerallerdir. Doğanın parmak izleri olarak nitelendirilen bu maddeciklerin sayısı, rengi, yapısı, konumu ve büyüklüğü, elmasın doğallığını gösterir. Doğal izler ne kadar az olursa, pırlanta o kadar çok ışık yansıtır ve bu nedenle daha çok değer kazanır. Doğal iz taşımayan pırlanta bulmak çok zor olduğundan, içinde en az iz barındıranlar kusursuza yakın sayılır. Mümkünse SI ve üzeri berraklıktaki pırlantalar tercih edilmelidir.

Karat

Pırlantanın ağırlığı karat ile ölçülür. Karat ağırlığı, pırlantanın en kolay ölçülebilir özelliğidir. “Karat” sözcüğü, eski mücevher tüccarlarının pırlantalarını tartmak için kullandıkları “carob” adı verilen keçiboynuzu tohumundan gelmektedir. Bu tohumların ağırlığı, şaşılacak derecede birbirine benzerlik gösterir. Eskiden 1 karatlık pırlanta 1 keçiboynuzu tohumunun ağırlığına eşitti. Günümüzde ise karat 0,2 gramlık standart bir ölçüdür. Yani karat, gramın 5’te 1’ine eşittir. Her karat 100 eşit puana bölünür. Örneğin; çeyrek karat 25 puandır ve “0,25 ct” şeklinde yazılır. Türkçe’de bu puanlara “santim” denilmektedir.

Kesim

Pırlanta üzerinde insan eliyle yaratılan tek özellik kesimdir. Pırlantanın göz kamaştırıcı ışıltısı, kesimin ustalığına ve kullanılan teknolojiye bağlıdır. Kesimin hassasiyeti ve inceliği, pırlantanın ışığı yansıtma ve kırma oranlarını belirler. Kesim ne kadar iyiyse, pırlantanın parlaklığı, ışıltısı ve kıvılcımı o kadar artar. Doğru oranlarda kesilmiş pırlantanın bir yüzeyinden giren ışık diğer yüzeyinden yansır ve dağılarak “taç” denilen üst kısmından yayılır. Kesim çok derinse, ışığın bir kısmı pırlantanın “külah” olarak adlandırılan alt kısmından kaçar. Kesimin yeterince derin olmaması da ışığın külahtan kaçmasına yol açar ve pırlantanın yeterince parlamamasına neden olur. Bununla birlikte pırlantanın şekli ve kesim tekniği birbirinden farklı konulardır.

En çok tercih edilen pırlanta şekilleri:


GIA’ nın tavsiyeleri: Pırlanta alırken nelere dikkat etmeliyiz?

Amerikan gemoloji enstitüsü GIA 4C’nin yaratıcısı pırlanta satın alırken dikkat edilmesi gereken bazı ipuçları açıkladı.

-Günümüzün tüketicileri ne istedikleri konusunda sağduyu sahibi. 4C’nin ne olduğunu öğrenerek fiyat ve kalite kıyaslamasını anlamak için kuyumcularla konuşun.

-Bir doktor yada avukat gibi eğitim görmüş kuyumcu seçin, gemolojiden anlamalı ve  merak ettikleriniz konusunda yardımcı olmalı. Alışveriş yaptığınız kuyumcunun sektörel gruplarla, meslek örgütleriyle bağlantıları olsun.

-Alışveriş işlemi sırasında bağımsız bir pırlanta derecelendirme raporu isteyin.Bu eğer pırlanta çalınır yada kaybolursa bir kimlik yerine geçecektir.

-Sigortalı ve raporla değer biçilmiş olan ürün alın.

  • Print
  • Digg
  • StumbleUpon
  • del.icio.us
  • Facebook
  • Yahoo! Buzz
  • Twitter
  • Google Bookmarks
This entry was posted in Takı okulu. Bookmark the permalink.

Comments are closed.