İnci ve Kültür incisi

Eski çağlardan beri inci kusursuz mükemmelliğin sembolü olmuştur. M.Ö 520’de ölen Pers prensesinin lahitinde bulunan incili mücevher bilinen en eski parçadır ve Louvre’da sergilenmektedir.

Eski çağlarda inci ayın sembolüydü ve sihirli güçleri olduğuna inanılırdı. Klasik Roma’da sadece belli bir sınıfta olanların inci kullanmasına izin verilirdi. İnci saflığı ve masumiyeti sembolize eder bu nedenle ideal düğün takısı ve hediyesi olmuştur. Hinduizm’de delinmemiş bir incinin sunumu evlilik seramonisinin bir parçasıdır.

Kelimenin latince kaynağı iki incinin birbirinin aynısı olamayacağını doğrular bir şekilde “benzersiz” anlamına gelmektedir. Romantik dillerde (italyanca, fransızca, ispanyolca)  inci margarita olarak geçmiştir.  İnci kelimesi ingilizcede ise 14.yy’dan sonra görülmektedir.

13. ve 14. yy’larda inci çok popüler bir süs eşyası idi. Hem kadınların hem de erkeklerin kıyafetlerinde inci işlemeler bulunuyordu. Ancak kimlerin inci kullanıp kullanamayacağına dair yasalar vardı. Örneğin öğretmenler ve avukatlar zincirle beraber inci kullanamazlardı. Amerika’da İnkalarda ve Azteklerde güzellik ve sihirli güçler için ödül olarak sunulurdu. Her dönemde zarif ve değerli bir mücevher olan inci 60’larda tekrar yükselişe geçmiştir ve günümüzde de klasik bir beğeni unsuru olarak kullanımı sürmektedir.

İncinin yapısı ve özellikleri:

İnci, deniz kökenli bir organizma olan molüsk (istiridye diye bilinen yumuşakça) içinde doğal bir şekilde oluşur. Hayvanın vücuduna bir kum tanesi, bir parazit veya yapay olarak bir sedef parçası girince etrafında bunu kaplayan sedefimsi bir madde oluşur. Yabancı madde ete girmeyip kabukta kalırsa meydana gelen inci, yarı küresel veya düzensiz biçimde olur. İnci, sedef yapısında olup %92 kalsiyum karbonat ihtiva eder. Sıcak ve ılıman bölge denizlerde yaşayan yumuşakçalarda rastlanır.

İncinin rengi istiridyenin cinsi, suyun içerdiği tuzun niteliği, suyun derinlik ve ısı derecesiyle yakından ilgilidir. İnci genellikle beyaz,fildişi,pembe yada açık gül renginde, yeşil yada mavimsi hatta siyah olmaktadır.Bunların içinde beyaz ve pembemsi renklerde olanlar en çok arananlardır. Siyah inciler ise çok az bulunduğundan ayrı bir değer taşımaktadır.

İstiridye ve öteki yumuşakçaların oluşturduğu her inci değer taşımaz.Değerli inci yapabilmek istiridyenin kabuğunun iç yüzeyini kaplayan sedef tabakasının parlak,düzgün ve temiz renkli olmasına bağlıdır.Bu niteliklerin en çok rastlandığı türü ise tropikal denizlerin ılık sularında yaşayan Pinktada istiridyesidir.  İran Körfesinin Arp yarımadası kıyılarında 2000 yılından beri çıkarılmakta olan inciler arasında da çok değerli inciler görülmüştür. Sri Lanka Adasının Mannar Körfezi beyaz ve gümüşsü incileriyle ünlü ünlüdür.ABD ile Meksika’nın batı kıyılarında ise siyah inci çıkar.Avusturalya, Güney Pasifikler, Venezuela ve Panama yakınlarındaki adalar da, inci çıkarılan bölgelerdir.

İnciyi sınıflandırmak ve değerini belirlemek için 7 kıstas vardır.

1.Boyut: İnci boyutu milimetre cinsinden ölçülür.

2.Şekil: Üç ana kategoriye ayrılır:
Küresel (yuvarlak),
Simetrik (oval gibi) ve
Barok (düzensiz).
Genellikle yuvarlak inciler en pahalı olanlardır.
3.Renk: Iki alt kategorisi vardır. Gövde rengi ve eğer varsa Overtone. Gövde rengi incinin hakim rengidir. Overtone ise bazı incilerde olan yüzeydeki menevişli renk farklılıklarıdır.

4.Parıltı: Işık yoğunluğu incinin yüzeyinden yansır. Genel olarak, daha parlak inciler daha yüksek bir değere sahip olacaktır. G.I.A., tanımlamak için  iyi, orta mükemmel ve kötü  sınıflandırmalarını kullanır.
5.Yüzey kalitesi: Bu faktör lekelere veya yüzey düzensizliklerine bakar. Tipik lekeler darbeler ve aşınma sebeplidir.  Kültür incileri tamamen lekesiz değildir
6.Uyum: Yukarıdaki faktörler ışığında çok incili takılarda kullanılan inciler arasındaki uyum durumuna bakılır.Doğal inci çok nadir bulunur. Bu sebeple günümüzde tüketiciye sunulan inciler kültür incisidir. Kültürle 3 ilâ 7 yılda elde edilen bu inciler doğal olanlarından ayrılamamaktadır.

Kültür incisi:

Günümüzde uygulanan kültür incisi elde etme yolları 19. ve 20.yy.larda Japon araştırmacılar Mise ve Nishikawa tarafından keşfedilmiştir. Bu tekniğin patenti kısa süre sonra Mikimoto Kōkichi tarafından alınmış ve ilk hasat 1916’da alınmıştır.

Bu keşif inci endüstrisinde bir devrim yaratmıştı, çünkü bu sayede inci çiftçileri yüksek kaliteli inciler üretebildiler. Bu inciler doğal olanların tersine yuvarlak ve kusursuz olabilmek için başından tasarlanabiliyor, üretim aşamasında takip edilebiliyor, çok sayıda üretilebiliyor ve böylece tüm dünya çapında kullanılabilecek sayı ve kaliteye ulaşılabiliyor. Geçen 100 yılda teknik daha da gelişmiştir ve gelinen sonuç piyasadaki incilerin %99’u kültür incisidir. Doğal inciden eksperleri gözle ayırtedebilse de en kesin sonuçlardan biri x-ray ışığıdır.

Kültür incisi, özel havuzlarda üretilmektedir. Bunun için küçük boncuk şeklinde bir sedef parçası, istiridyenin midesi ile böbrekleri arasındaki kıvrıma yerleştirilir. İstiridye, bu maddeye karşı, sanki içine bir kum tanesi girmiş gibi reaksiyon göstererek, çekirdeğin üzerini inci anası ile kaplamaya başlar. Bu kristalize element inciye eşi bulunmaz renk ve görkemli parlaklığını vererek kabuğu oluşturmaya yardımcı olur.

Bu işlem bir hayli uzun süreceğinden, bir yıl sonunda çekirdeğin üzeri ortalama 0.15 milimetre sedefle kaplanmış olur. Güney denizlerinde ve Burma’daki çiftliklerde üretilen incilerin yıllık kaplanma hızı 1.5 milimetreye ulaşabilmektedir. Eğer istiridyenin içinde çok sayıda inci çıkarsa bunlar gerçek inci kadar değerli değildir.

Kültür incisi çeşitleri:

Tuzlu su kültür incileri

Akoya cinsi (Pinctada fucata) istiridyelerde oluşan incilerdir. Japonya’da ve Çin’de kullanırlar. Japonya’da yetişmiş neredeyse her kültür incisinin kalbinde bir Amerikalı vardır, çünkü inci yetiştirmek için  istiridyeye yerleştirilen boncuklar Amerika’da üretilmektedir.

Akoyalar yetiştirilmesi en zor ve alınan verimin en düşük olduğu istiridye çeşidir. Genelde üretimin %40’ı başarılı olur ve bunun %5’i çok iyi kalitedir. En iyi akoya kültür incisi çeşidi Hanadama’dır.

Tatlı su kültür incileri

Amerika, Çin ve Japonya’da yetiştirilirler. En ünlü tatlı su incisi çeşidi Japonya’nın en büyük tatlı su gölünden gelen  Biwa’dır. Ancak çevre kirliliği nedeniyle üretimi durmuştur. İncilerin renkleri kabuktaki sedefe bağlıdır. En sık rastlanan renk beyaz ve daha sonra pembedir. Büyük washboard midye (Megalonaias nervosa) ve wartyback midye (Quadrula nodulata) genelde pembe inci verir. Threeridge midye’den (Amblema plicata) lavanta ve yeşil-mavi tonlarında inciler, Muckets’tan (Actinonaias ligamentina) nadir pembe renkte inci, bir kum midye çeşidi olan Lasmigona costata’dan somon pembesi inci çıkar.

Güney Denizi incileri

Güney Denizi incileri aynı zamanda Beyaz Güney Denizi incileri denir, Pinctada maxima istiridye’de üretilen tuzlu su incileridir. Kuzey Avustralya ve Myanmar ile Endonezya’yı da kapsayan Güneydoğu Asya arasındaki denizlerde bulunur. Gümüş yada altın renkli olup 10-20mm civarındaki incilerdir.

Siyah Tahiti incisi

Fransız polinezyasında üretilen siyah Tahiti incisi (Güney denizi siyah incisi de denir) Pinctada margaritifera’da ya da siyah dudaklı istiridyede yetişir. Kırmızı, yeşil ve mavi tonlarında griden siyaha renklere sahiptir. Bu inciler aynı zamanda Cook adaları, Fiji, Tonga, Samoa, Yeni Kaledonya Filipinler, Panama ve  Meksika Körfezi’nde bulunur.

Yetişkin bir Pinctada istiridye 30 cm çapındadır ve ağırlığı yaklaşık 5 kilograma ulaşır. Hasat için hazırlık yaklaşık 2 sene sürer ve sadece %30’undan verim alınır.

Mabe veya Blister İncisi

Pteria penguen ve Pteria Sterna istiridyeden  (Siyah-Beyaz kanatlı kanatlı İnci İstiridye) çıkan incilerdir. En çok Japonya, Endonezya ve Avustralya’da üretilir. Büyük bir yarım boncuk epitel manto ve hayvanın iç kabuğu arasına eklenir. Üretilen blister inci ve kabuk kesilir oyuk içine mum veya yapıştırıcı doldurulur.

Keshi İnciler

Japonca  “haşhaş tohumu” anlamına gelir. Çekirdeği olmayan küçük çaplı, barok şekilli inciler verir.

  • Print
  • Digg
  • StumbleUpon
  • del.icio.us
  • Facebook
  • Yahoo! Buzz
  • Twitter
  • Google Bookmarks
This entry was posted in Takı okulu. Bookmark the permalink.

Comments are closed.