Takı: İlkel sanatın bir parçası

Mücevher insanlık tarihi boyunca din, ırk ya da kültür bakılmaksızın bir zenginlik, kendini ifade veya sosyal statü simgesi simgesi olarak varolmuştur.
Yaklaşık 75.000 ile 100.000 yıl öncesine ait Güney Afrika Blombos’ta bulunan ilk takı parçaları kabuklardan üretilmiş kolyeler ve bilezikler idi. İlk takının kıyafetlerin birleştirilmesi gibi fonksiyonel amaçlarla üretildiği düşünülmektedir, daha sonraları ise tamamen estetik bir süslenme unsuruna ya da manevi, dini bir sembole dönüşmüştür. İlk takı parçaları, yemek amaçlı avlanan hayvanlara ait parçalardan ve alüvyonlu nehir taşları arasından seçilmiş parlayan taşlardan oluşuyordu.
Aynı zamanda alet yapımı için kullanılan gümüş, bakır gibi madenlerin takı parçaları olarak ilk defa görülmesi ise yaklaşık 10.000 yıl öncesine dayanır. Bu döneme ait en önemli kanıtlardan bazıları Dicle nehri yakınlarında Çayönü tepesinde bulunan, Neolitik döneme ait bakırdan yapılmış bazı parçalardır.
İlk metal objeler ateş kullanılarak değil soğuk çekiçleme gibi yöntemlerle şekillendiriliyordu ve metal bulunan saf haliyle kullanılmaktaydı.
Alaşımlama yapılarak elde edilen bronz ise ancak Tunç çağı’nda (yaklaşık M.Ö 3500) görülüyor. Apetik, florit ve obsidyen gibi renkli taşların da ilk kez bu dönemde cilalanarak ve parlatılarak boncuk formuna getirilerek kullanıldığını görüyoruz. Yine bu dönemin sonuna doğru, maden talebi artıyor. İnsanoğlu yeni madenler ararken ilk doğal altın ve gümüş madenlerini buluyor. Bu dönemde aynı zamanda ilk siyasi yapılar ve şehir devletleri de kuruluyor. Böylece tabakalı toplumlar ve statü simgeleri ortaya çıkıyor.
Takılardaki ince işçilik o dönemlerde belli tekniklerin ve yöntemlerin bilindiği ve uygulandığını bize göstermektedir. Altının yumuşak ve işlenmeye müsait bir metal olmasının da burada önemli bir rolü vardır. Eski çağlardan beri bilinen varaklama tekniği ustalar tarafından uygulanıyordu. Altın plakalar zar gibi inceltilerek çeşitli malzemeler varakla kaplanıyordu. Bu yöntemin eski çağlarda Mısırlılar, Çinliler ve Yunanlılar tarafından uygulandığı bilinmektedir. Eski çağlarda altın çeşitli aletler oyularak veya işlenerek biçim verildiği gibi varak kaplama tekniği ile de çeşitli eşyalar yapılmaktaydı. Bu takılar ve eşyalardan bir kısmı günümüze kadar gelmiştir. Takı olarak kolyeler, küpeler ve özellikle bilezikler, eşya olarak da çeşitli kaplar bilinmektedir. Çoğu kültürde, takıların ölen sahipleriyle beraber gömüldüğü görülmüştür.

Yaklaşık 75.000 ile 100.000 yıl öncesine ait Güney Afrika-Blombos’ta bulunan ilk takı parçaları

Yaklaşık M.Ö 2000 yılına ait altın ve turkuaz kolye, Peru

Kolye, Bronz çağ

Fibula, Bronz çağ

  • Print
  • Digg
  • StumbleUpon
  • del.icio.us
  • Facebook
  • Yahoo! Buzz
  • Twitter
  • Google Bookmarks
This entry was posted in Takı tarihi. Bookmark the permalink.

Comments are closed.